Alevi Yoldaş
19 Aralık tarihinde hapishanelerde yaşananlar insanlık kesitinde büyük bir dramdır.
İnsanlar hapishanelerde diri diri yakıldılar. Büyük bir vahşet ve orantısız bir güçle savunmasızların üzerine kurşunlar sıkıldı, kinetik silahlarla yakıldılar.
Tutsaklar diri-diri yakıldıklarını söylediler.
Cezaevlerinde eş zamanlı olarak başlatılan bu katliamda bir kesimin suskun kalması ve hatta gelin bunları ne yapacaksanızsa yapın dercesine PKK'lı tutsakların koğuşları boşaltması ilginçti. Ulucanlar cezaevinde Leyla Zana ve arkadaşları devrimci tutsaklarla dayanışma içerisinde bulunup pasif bir destek bile sunmadılar. Onlar da, tutsakların öldürülmesi için dışarı çıktılar. Oysa hitler faşizminin gaz katliamına benzer insanlık ayıbı az sonra yaşanacaktı. Ve bu şekilde koğuşlardan dışarı çıkmayı tercih ettiler. Devrimciler ölüme terk edildi.
Gerek 19-22 Aralık katliamında, gerekse hücrelerdeki direnişlerde, ölüm oruçlarında, zorla müdahalelerde hiç bir zaman direnenlerin yanında yer almayanların bugünki tecridin işkence olduğunu söylemeleri timsah göz yaşıdır. O zaman onların yerleri rahattı. Devrimcilerin öldürülmesine göz yumdukları için PKK'liler koğuş sisteminde tutuldu. Ve Öcalan şahsında acil sorun idamın kaldırılmasıydı. Bu nedenle tecride işkence demiyorlardı. İmralı savunmalarında tecrit devam ederken Öcalan işkence altında olmadığını söylüyordu. Oysa TAYAD 2000 yılında hücre işkencedir dediğinde bunların aklı nerdeydi? Ben söyleyeyim o zaman onların aklı idamın kaldırılmasındaydı.
Esasen bunlar hala F tiplerindeki işkenceyi anlamamışlar. Varsa yoksa Öcalan. İnsanlar tek tek hücrelerinde ölürlerken bunlar bir kez olsun destek sunmadılar. Bugün neden 6 metre kare hesabı yapılıyor? 6 Metre kare hesabı yapılırken bile F tiplerini savunuyorlar. Öcalan diyor ki, F tipi standartlara uyulsun. Adam her şeyi kendisiyle başlatıp, kendisiyle bitiriyor. Sanki F tipleri 5 yıldızlı otel. Sanki orda işkence yokmuş, orda her şey güllük gülistanlıkmış. O zaman F tiplerinde devrimciler direnirken, siz o sese destek çıksaydınız, bugün 6 metre kare hesabı yapmazdınız. Çünkü insan hakları herkese gerekli bir konudur.
F tiplerine generallerde otel gözüyle baktılar. Ve nihayetinde o anlı şanlı(!) paşalarda F tiplerinde konuldu. Her gün soluğu hastanede aldılar. Yaşam işte. Aynen hitler faşizmi dönemindeki gibi tekrar ediyordu. Önce komünistleri götürdüler sustular, sonra demokratları götürdüler yine sustular ve sonra herkesi götürdüler. Sonra gazetecilerde konuldu. Aynen böylesi bir süreç. O zaman zindan direnişini susturmak için sustular.
Tecrit insanlık suçudur. Bir tek ölüler mezarlarında tek başına yatabilir.
9 Aralık 2009
http://www.aleviforumlari.com/forum/hapishaneler-ve-tecrit/12423-19-aral...
- Yorum yazmak için giriş yapın veya kayıt olun









