Skip to main content
Aleviforumlari.com logo
  • Alevi Kurumları
  • Alevi Ocakları
  • Aleviler
  • Alevilik Güncel
  • Forumdan
  • Yol Erkan
Forumlarımızdan Son Konular

$latestthreadsd

Alevilik Nedir ? Erdoğan Çınar

Per, 10/08/2009 - 17:58 tarihinde admin gönderdi

Alevilik Nedir ?

-Aleviliği nasıl tanımlıyorsunuz ? Nedir Alevilik,bir din mi; mezhep mi? Kültür birikimi mi ? Felsefe mi?

Aleviliği çok çeşitli biçimlerde tanımlayan var.Herkes kendi durduğu yerden,kendisi için en uygun ama gerçekler ile örtüşmeyen tanımlamalar getiriyor Aleviliğe. Sizin de sıraladığınız gibi dindir diyen de var, mezheptir diyen de var.Kültür birikimi diyende var. Sadece bir yaşam felsefesi olduğunu söyleyende.

-Sizce hangi Alevilik tanımı daha doğru ?

Hiçbiri doğru değil.Aleviliğe yeni bir tanım aramak yeni bir ad koymaya çalışmak beyhude bir iştir.Aleviliğin adı bellidir, tanımı da binlerce yıl öncesinden Alevi mürşitleri tarafından yapılmıştır zaten.

Alevilik bir ‘yol’dur.

Alevilerin dillerinden düşürmedikleri iki özdeyiş vardır.Birincisi;’Gönül kalsın ,yol kalmasın’,diğeri; ‘Yol cümleden uludur’ Gördüğünüz gibi, bu özdeyişlerde Alevilik kısaca ‘yol’ olarak adlandırılmıştır.

Alevi ozanların nefeslerinde de Alevilik bir ‘yol’ olarak ifade edilir.

Aşık Hüdai,

‘Sorma be birader mezhebimizi
Biz mezhep bilmeyiz yolumuz vardır’

Diyor. Seyrani’nin dizelerinde de aynı ifade var.

‘Yolcu ateşte yanmak ile yol yanmaz
Erenlerin dokuduğu çul yanmaz’

- O halde ‘yol’ kavramını açalım biraz. ‘Alevi yolu’nun tanımı nedir?

Alevi yolu Alevi toplum yaşamının bütün alanlarına müdahale eden,kendi bireylerinin sosyal yaşamlarını sevgi ve barış temeli üzerinde biçimlendiren geniş tabanlı bir sosyal örgütlenmedir.Alevilik ‘ikrarına sadık canlar’ın oluşturduğu bir ‘yeminli yurttaşlar topluluğu’dur.

Alevi yolu aynı zamanda ulaşılmaz derinliklerinde kadim sırlar saklayan ve bu sırları,kendi kurumsal yapısı içinde yetiştirdiği ‘İnsan-ı Kamil’ler aracılığı ile sonraki kuşaklara aktaran bir gizem okuludur.Bir sırlar öğretisidir.Erenler bu öğretiyi ‘Alevi ince yolu’ olarak adlandırırlar.

-Şimdiye kadar duyduklarımdan farklı ama bana çok tanıdık gelen bir Alevilik tanımlaması yaptınız.Bu tanımlamanızın daha geniş bir açıklanmaya ihtiyacı var.

Sırlar öğretisi olarak Alevilik benim çok ilgimi çekti ama sırayı bozmak istemiyorum.Yeminli yurttaşlar topluluğundan başlayalım.Yeminli yurttaşlar topluluğu derken ne kast ediyorsunuz?

Alevi olunmaz, Alevi doğulur diye bilinir ama tam tersidir.Kimse doğarken Alevi olarak doğmaz.Alevi yolu henüz doğmuş bir bebeğin seçme hakkını daha doğarken elinden almaz.Kimseyi kendi rızasının dışında biçimlendirmeye kalkmaz.Kimsenin inancına doğumla birlikte ipotek koymaz.

Bir kişinin Alevi olabilmesi için önce kendi kararlarını verebilecek olgunluğa gelmesi gerekir.Kendi kararlarını kendi verebilecek yaşa gelen kişi önce bir yol kardeşi, yani musahip seçer. Yol kardeşleri eşleri ile birlikte bir rehber eşliğinde düzenlenen ‘ikrar cemi’ adı verilen bir yemin töreninde yemin edip ikrar verdikten sonra Alevi yoluna kabul edilirler. Alevi sosyal hayatının bir parçası olurlar.

Alevi yolunun sosyal amacı, topluluk üyesi ‘can’ların tüm yaşam alanlarını sevgiyi ve barışı esas alarak düzenlemektir Yemin vererek topluluk içine katılan herkes sevgi toplumu içinde yaşamanın asgari gereklerini yerine getirmek zorundadırlar. Erdemli olmak,huzura ve toplumsal barışa zarar verebilecek davranışlardan uzak durmak toplumun tüm fertleri için o topluluk içinde varlıklarını sürdürebilmenin olmazsa olmaz şartıdır.

Alevi toplumunda ruhban sınıfın dışında kalan fertlere ‘talip’ adı verilir. Düzenlenen yemin töreni yani ikrar cemi ile topluluğun kurallarına ve disiplinlerine uymaya söz verip, topluluğun geniş bahçesine alınan talipler kendi köylerinde, kasabalarında yaşarlar topluluğun Ayin-Cem adını verdiğimiz rutin ibadet törenlerine katılırlar, sürekli olarak mürşidin, pirin, dedenin kutsal gücünün denetiminde bulunurlar.

Bu açıdan bakıldığında Alevilik ruhani bir gücün kutsal otoritesine bağlanmış sevgi ve barış içinde yaşamayı taahhüt etmiş yeminli yurttaşlar topluluğu olarak nitelenebilir..

-Taliplerin ikrar ceminde uymaya söz verdikleri Alevi kuralları,Alevi disiplinleri nelerdir?

Alevi Piri –dedesi- yola girmek ve yaşamının kalan bölümünü sevgi ve barış toplumunun esaslarına riayet ederek yaşama arzusunu beyan eden, Alevi terminolojisi içinde talipler olarak adlandırılanisteklilerin üzerine‚bu yemin töreninde ‘üç mühür’ koyar. Ve şunları söyler:

-Canlarım,geldiniz bu rıza şehrine girmeye talip oldunuz.Bu eşikten geçtiniz Biz de Hakk’ın velayeti ile üzerinize üç mühür koyduk,nefsinize üç yasak getirdik.

Koyduğumuz birinci mühür dudaklarınız üzerinedir.Madem ki bu kapıdan girdiniz bundan böyle bu kapının ardındaki sırlarımızı yabancıya deyici olmayacaksınız.Yalan ve kötü söz söylemeyeceksiniz.Dedikodu yapmayacaksınız.İftiradan,yargıdan ve isnattan uzak olacaksınız.Hakkınız olmayan bir nesneyi asla dudaklarınızın arasından geçirmeyeceksiniz..

İkinci Mührümüz eliniz üzerine konmuştur.Bundan böyle,bundan önce de olduğu gibi çalmayacaksınız ve öldürmeyeceksiniz.Başkasının malına ve canına el uzatmayacaksınız.Haksız yere hiçbir canlıya zarar vermeyecek sebepsiz yere bir çiçeği dahi koparmayacaksınız

Canlarım kişinin tohumu tutkularını yönetir.bu sebeple üçüncü mühür beliniz üzeredir. Eşinize sadık olacaksınız.Aynı anda birden fazla eşle evlenmeyeceksiniz.Yuva yıkmayacaksınız,yıktığınız yuvanın kadını ve erkeği ile evlenmeyeceksiniz.

Sözün muhtasarı odur ki; Bundan böyle her koşulda ve her ahvalde, dilinize,elinize ve belinize sahip olacaksınız.

-Çok etkileyici bir tören bu.Dedenin koyduğu kurallar bu kadar mıdır?

Kurallar bu kadardır.Yola giriş erkanını tamamlayan dede taliplerine öğütler verir.Siz sormadan ben bu öğütlerden hemen aklıma gelenlerden bir demet yapayım.

‘-Canlarım;diye başlar dede öğüdüne ve devam eder. İkrarınıza sadık olun, muhkem durun, yemininize yalancı çıkmayın, kötü şehrinde de olsanız her cefa üzerinize de olsa sabır edin. Uğradığınız kötülükler sizi incitici yapmasın. Kimsenin hakkı kimsede kalmaz. Yol kılıcı gelir, zulmü keser bir gün.

Cümle âleme aynı nazarla bakın. Kendiniz için ne düşünürseniz,dışarısı için de onu düşünün.İncinseniz de incitmeyin

Görmediğinizi demeyin. Gördüğünüzü eteğinizle örtün. Kişinin ayıbını gönlünüzle kapatırsanız Hakk katında daha da makbul olursunuz. İnsan ayıbını yayanın yüzü karadır.

Gittiğiniz yolda durduğunuz darda sizi taşlayacaklar olacaktır. Taş yağmurlarının altında yemininize sığının. Zor günlerinizde kötülerin,inkarcıların hücumuna karşı gerçekleri kalkan edin. Başınıza ne hal gelirse gelsin, nefsinize ağır gelecek bir şeyi taşra için uygun görmeyin..

Elinizle koymadığınızı almayın.

Sözünüzü geçmeyen yerde söylemeyin.

Büyüğe hürmet, küçüğe izzet eyleyin. Bilin ki, taş başka, yaş başkadır.Çocuklar taş ufağı gibi hep aynı kalmazlar. Zamanı gelir bileği bükülmez yiğit olurlar. Bakmaya kıyamazsın ceylan gözlü ana olurlar. Bu yolda en küçüğümüz en büyüğümüzdür.Siz siz olun, küçüklere ihtimamı elden bırakmayın.

Hatırdan gönülden geçici olmayın. Eş ile dost ile iyi geçinin.

Döktüğünüz varsa doldurun.

Ağlattığınız varsa güldürün.

Yıktığınız varsa kaldırın’

Diye devam eder gider.

Dede sonunda ‘Gerçekler sizi gittiğiniz yoldan, durduğunuz dardan verdiğiniz ikrardan ayrı komasın.

Gerçeğe hü.’

der ve sözünü bitirir.

-Talipler pirin huzurunda verdikleri sözleri tutmazlarsa yada tutamazlarsa ne olur.?Alevi erkanı içinde taliplerin verdikleri sözleri tüm yaşamları boyunca tutmaları nasıl sağlanır?

Hemen belirteyim ki; Alevi erkânında topluluğun tüm fertlerinin önünde ve mürşit huzurunda üç mührün sınırlarını ihlâl etmemek üzere söz verenler, topluluğun önceden belirlenmiş kurallarına uymak üzere toplumun diğer fertleri ile kefilli ve çok şahitli, bir sözlü anlaşma yapmış olurlar.

Sözleşme kefillidir, çünkü bu toplum sözleşmesinde müsahipler birbirlerinin kefili olmayı kabul etmişlerdir.. Sözleşme aynı zamanda çok şahitlidir çünkü bu akit topluluğun tüm tanıklığında gerçekleştirilmiştir.

İkrar verip yemin ettiği halde, topluluk ile yaptıkları sevgi ve barışa dayalı sözleşmeye uymayanlar, toplumun huzurunu ve barışını sağlayan bu üç mühürden herhangi birini fekkedenler yani mühürlerden herhangi birini kıranlar için iki tür ceza öngörülmüştür.

- Düşkün
- Müşkül

Cana kıymak, çalmak, birden fazla evlenmek ve benzeri ağır suçlar‚ ‘düşkünlük’ sebebidir. Yalan söylemek, kavga etmek gibi hafif suçlar‚ ‘müşkül hal’ sayılır.. Müşkül olanlar, Alevi yol kurallarına uygun olarak verilen cezayı yerine getirdikten ve bozdukları toplumsal barışı yeniden tesis ettikten sonra bağışlanırlar,

Düşkün olan kimselerin Alevi sosyal hayatına verdikleri zararlar onarılamaz ve kabul edilemez boyutlardadır.Bu nedenle Alevi erkanında düşkün ilan edilen kimseler“yolu, yolumuzdan, malı malımızdan, davarı davarımızdan ayrı olsun” denilerek, Alevi toplumunun dışına itilir.

Alevi terminolojisi içinde bu durumu özetleyen bir özdeyiş de vardır. Erenler, ’Müşkül hallolur,düşkün hallolmaz’ derler

Alıntı :Eski Çağ'dan Cumhuriyet'e Alevilik - Erdoğan Çınar ,Ali Karul

http://www.aleviforumlari.com/forum
http://www.alevivizyon.com

  • Yorum yazmak için giriş yapın veya kayıt olun

Foruma Giriş

Gezinti

  • Yeni gönderiler

Kullanıcı girişi

  • Yeni hesap oluştur
  • Yeni şifre iste

Köşe Yazıları

Alevi yoldaş
02/02/2010 - 00:12
Bir Murat tuttum, ama yıldızım kayıp gitti
Alevi Yoldaş
12/09/2009 - 18:49
19 Aralık katliamı, tecrit ve Öcalan
h-alibaba
12/04/2009 - 20:50
Sanni ve Çinimaçin
Dedocan
11/05/2009 - 23:29
ALEVİYİZ
Bekir Özgür
10/23/2009 - 23:05
YOL TV YOLUNU MU ŞAŞIRDI.?
Seyfi Cengiz
10/20/2009 - 17:53
Ateşte sınanmış bir sınıfın hal-i pür mela
Ali Yıldırım
10/12/2009 - 21:57
Asimilasyon
Ayşe Hür
10/07/2009 - 15:02
Hoşgörülmek mi, eşit görülmek mi

İçerik yayını

İçerik yayınları