Hacı Bektaş, Menteş,Umur, Karesi
Hacı Bektaş, Menteş,Umur, Karesi
Seyfi Cengiz
Menteş, sözlü gelenekte Hacı Bektaş'ın kardeşidir.
Babai ayaklanması içinde Sivas'ta katledildiği söylenir.
Umur, Hacı Bektaş Vilayetnamesi'ndeki bilgilere göre Hacı Bektaş'ın torunudur.
(Habib Emirci'nin oğlu, Hızır Lale ya da Seyit Ali'nin de yeğenidir).
Karesi ise, Danişmend Ahmet'in soyundandır.
İpi izleyeceğiz.
Bunlar üç diğer ipucudur.
Tarihsel karşılıkları varsa, ki kesinlikle vardır, o zaman soru şudur:
Yukarıdaki üç isim tarihin hangi konağına, kime karşılık dişerler?
Hep söyledim, tekrar ediyorum:
Gelenekler mazide olanları kişileştirerek aktarır.
Okumasını bilirsek eğer, bu isimler birer simgedir.
Onların şahsında kişileştirilerek anlatılan, temsilini Menteş, Umur ve Karesi'de bulan Kızılbaş/Alevi topluluklarıdır.
Bu pencereden bakarsak, daha ilk anda Menteş adı bana Kilis Beyliği'ndeki bir aşireti ve Menteşe-Oğulları diye bilinen bir uç-beyliğini hatırlatır.
Menteş adında bir aşiretin mevcudiyetini Şerefname'nin "Kilis Hükümdarları" bölümünde söylenenlerden ve başka bazı kayıtlardan gayet iyi biliyoruz.
Menteş, Şerefname'de bir aşiretin (Menteşa, Mend) ve Kilis hükümdarlarının ceddi olarak tanıtılır.
Bu bölüme sadece bir gözatmak bile bu aşiretin ve emirliğin Ezdiler (başka deyişle Pavlakiler) ile bağlantılı olduğunu görmek için yeterlidir.
Tıpkı İzzeddin (Ezdin) sözcüğü gibi, Menteş adı da Ezdiliğin bir alameti farikasıdır.
Bu bize Hacı Bektaş'ın ve kardeşi Menteş'in dinsel-siyasal kimliği hakkında çok kesin bir fikir verir.
Gelenekteki Menteş Hacı Bektaş'ın kardeşiyse, bu ikilinin temsil ettiği, İslam'ın düşman bildiği bir dinsel-siyasal harekettir.
Kilis'ten deniz yoluyla rahatlıkla ulaşılabilen hemen öteki uçtaki (Ege ve Akdeniz sahilleri) "Menteşe Beyliği" de bu iki kardeşin kimlikleri hakkında yığınla veri içerir.
Burdaki bazı kişi ve yer adlarını hatırlatmak kafidir:
Menteş Bey
Sasa Bey
Kirman (Kermen) Bey
Zerwan Bey
Balat
Megri
Çine
Beçen
Kürt Bey
Bunlar Menteş aşireti ve emirliğinin dinsel-siyasal ve etnik aidiyetini, yani Yezdi (Pavlaki) ve Germiyan kimliğini "İşte buradayım!" dercesine göze batıran anahtar sözcüklerdir.
Burda geçen "Kirman" ve "Kermen" sözcükleri çok açık ki Germiyan adının şekilleridir.
Kırmanc ve Kırmancki sözcükleri de Germiyan'dan gelmedir.
Germiyanlar ile Babailer ve Bektaşiler arasındaki diğer bağlantı noktalarını "Germiyan Sırrı" başlıklı yazımda sıralamıştım.
Bu verilerden hareketle vardığım sonuç Bektaş ve Menteş kardeşlerin Ezdi (Pavlaki) ve Germiyan olduklarıdır.
Vilayetname'de Hacı Bektaş'ın torunu olarak zikredilen "Umur" şifresinin işaret ettiği adres de Germiyanlar'ın bir kolu olan "Aydın-Oğulları Beyliği"dir.
Sarı Saltık halifesi olarak da tanıtılan Umur (Gazi Umur Bey, 1334-1348), Aydın Oğulları beyliğinin en ünlü yöneticisidir.
Bir geleneğe göre Umur, Abdal Musa tarafından Seyit Ali/Kızıl Deli (Vilayetname'de Hacı Bektaş'ın oğlu Hızır Lale) ile yoldaş edilmiştir.
Aydın Oğulları'nın şeceresine ve haritasına baktığımızda da Kilis ve Menteşe beyliklerindeki aynı isimlerle karşılaşırız.
Bunların kardeş oldukları tartışma götürmez.
Aydın adı, tıpkı Aydın'ın Tire kazasındaki "Adaman" adı gibi, Dersim'de Deman/Demenan diye bildiğimiz aşiret adının bir şekli olmalıdır.
"Karesi" adına gelince.
Ortaçağlarda Balıkesir'de kurulan Karesi Oğulları beyliğinin ceddi olarak gösterilen "Karesi Bey", kaynaklara göre Melik Danişmend Gazi'nin soyundandır.
Ama bu adın doğrusu, benim fikrime göre "Karesi" değil, Karasan'dır (Karasin, Karaca/Karaçan).
Peki Karasan kimdir?
En iyisi burada sözü Amasya Tarihi'nin yazarı Hüseyin Hüsameddin'e bırakmaktır.
Aşağıda onun söylediklerini özetliyorum:
Hüseyin Hüsameddin'e göre Karasan (Karasanc, Karisini), büyük bir ihtimalle San (Çan, Zan) adlı kavmin ecdadındandır.
Sanlar, Amasya başkentli Mühürdat (Mitrad) hakimiyeti kurulmadan önce Pont/Pontus bölgesinde yaşayan eski kavimlerden biridir.
Amasya (Harşene) şehrini kuran ve ona adını veren işte bu Karasan (Harşene)'dır.
(Arkeolog Theodor Reynak'tan nakleden Hüseyin Hüsameddin, Amasya Tarihi, cilt 1).
Hüseyin Hüsameddin, eski kaynaklardan Karasan (Harşene, Karaçan)'ın şeceresi hakkında öne sürülen şu görüşleri de aktarıyor:
Tırazul-Mezheb'de Amasya kentini kuran Karasan'ın şeceresi:
Harşene (Karasan) b. Rum b. Sam b. Nuh
Mu'cemü'l Buldan'a göre Karasan'ın şeceresi:
Rum b. İlikan b. Sam b. Nuh
El Kamil'de Karasan'ın şeceresi:
Rum b. Esved b. Sam
El Kamus'ta Karasan'ın şeceresi:
Rum b. Sam
(Aktaran H. Hüsamettin, Amasya Tarihi, Cilt I, s. 50-51)
Hüseyin Hüsameddin'e göre:
Bu şecerelerde geçen Rum, gerçekte Barum'dur.
Esved, Üsved'in Arapçasıdır.
İlikan ise, İlhan'dan gelmedir.
Ben H. Hüsameddin'in burdaki görüşlerine 2003 yılında internette yayınladığım "Dersim ve Zaza Tarihi: Sözlü Gelenek ve Tarihsel Gerçek" başlıklı kitap çalışmamda da değinmiştim. Adını andığım kitap çalışmamda ileri sürdüğüm görüş Dersimliler'in tarihin San adıyla bildiği kavim olduğudur.
Bizans kaynakları bu halkın adını Tzan, ülkesini Tzanika diye kayddeder.
Ermeni tarihlerinde kayda geçirilen Mamik-Konak geleneği Mamakanların San (Tzan) orijinli olduğunu söyler.
Bu gelenekte San halkından Çan, ülkesinden Çanestan diye de sözedilir.
Bahsi geçen kitabımda Çanestan'ın Eski Dersim olduğunu söylüyorum.
Yukarıda Karesi adının aslının Karasan olması gerektiğine işaret ettim.
Karasan adıysa San adından türetilmedir.
Germiyanlar ve Sanlar bir ve aynı halktır.
Bu görüşümü başka bir yazıda açacağim.
Bu konuda şimdilik diyeceğim şudur:
Harzem adının geleneklerde kimi zaman İran ötesindeki uzak Harzem'i işaretlediği doğrudur.
Ama her zaman değil.
Çünkü geleneklerimizdeki Harzem, benim düşünceme göre çoklukla Germiyan'a (Kırmanciye, Dersim) referanstır.
Resmi tarihlerde bilinçli ya da bilinçsiz Germiyan yerine Harzem ikame edilmiştir.
Aynı durum Horasan referansı için de geçerlidir.
Bir arkadaşımız (h-alibaba), benden daha önce, "Dersim ve Zaza Tarihi"nde söylediklerimden hareketle, benim Eski Dersim dediğim coğrafyanın geleneklerimizde Horasan diye referans verilen coğrafya ile örtüştüğü tezini öne sürdü.
Bu tez de, bence, her tekil durum için geçerli olmamakla birlikte, çoklukla doğrudur.
Uzun lafın kısası, sözlü geleneğimizdeki Horasan sıklıkla Dersim'e, Harzem ise Germiyan'a nisbettir.
Yukarıdan tarih yazımlarında Dersim ve Germiyan tarihi Horasan ve Harzem ikameciliği aracılığıyla karanlığa itilmiştir.
Tarihimizi ciddiye alanlara Dersim ve Alevi geleneklerini bir de bu gözle okumalarını öneririm.
Sonraki yazılarımda bu konulara bir yığın başka kanıtla birlikte tekrar tekrar döneceğim.









