Skip to main content
Aleviforumlari.com logo
  • Alevi Kurumları
  • Alevi Ocakları
  • Aleviler
  • Alevilik Güncel
  • Forumdan
  • Yol Erkan
Forumlarımızdan Son Konular

$latestthreadsd

İlk Direnişin Tahlili

Cum, 10/09/2009 - 13:59 tarihinde admin gönderdi

İlk Direnişin Tahlili

Hıristiyan konsillerinin metinlerinde Dördüncü yüzyılda Sivas’ta ve Pisidya’da baş gösteren ilk Hıristiyanlık karşıtı hareketler, Hıristiyan konsillerinin karar yazılarında genel olarak ‘’sapkın –heretik ‘’olarak adlandırılmakla birlikte , bulundukları bölgeye göre de alt isimlerle de anılmaktaydılar.. Gangra ve Sahapivan konsillerinin kararlarında , Hıristiyanlığın Anadolu’da yayılmasının önünde engel olan iki büyük topluluktan, Sivas’ta olanlar ‘’Sivaslı sapkınlar’’(Messalianlar) Antalya-Isparta arasında yaşayanlar ise ‘’Mezghneanlar’’ olarak tanımlandılar.

Erken Hıristiyan metinlerinde ‘’ Sivas’lı Sapkın’ların(!) ve Mezghneanlar’ın’’ sapkın sayılan inançlarının ne olduğu konusunda derinlemesine bir tahlile ve açık bilgilere rastlanılmaz .Bu metinlerde Sivas çevresi ve Antalya Isparta arasında kendisini gösteren Hıristiyan karşıtı ilk direniş hareketleri Hıristiyan terminolojisinde küfre dönüşmüş inanç akımlarının adları ile
birlikte anıldıktan sonra onların genel olarak ve kabaca güneş tapınıcıları (Aregaknoghs-Sun Worshippers) oldukları ifade edilmiştir. Hırıstiyan Ermeni kayıtları onları ‘’ Arevortik-Güneşin çocukları’’diye adlandırdılar.

Küfürlerle ve lanetlerle dolu erken Hıristiyan kayıtlarında ışıklar hakkında tarafsız bir anlatıma rastlanılmasa da konsil kararlarının cümle aralarında ve orta çağ tarihçilerinin eserlerinde dördüncü yüzyıl Işıklarının öne çıkan, onları Hıristiyanlardan ve diğerlerinden ayırt eden özellikleri oldukça belirgindir.

Onlar;

-Batini-ezoterik inanca ve inançlarını ustaca sakladıkları gizliliğe dayalı bir kardeşlik örgütlenmesine sahiptiler.

-Hiç vazgeçmedikleri kendi . inanç ritüelleri vardı.İbadetlerini kilise dışında toplanarak yapıyorlardı.

-Dergahlarda komünal hayat yaşayan ayrı ayrı örgütlenmiş kadın ve erkek derviş zümreleri inanç hayatını ve sosyal yaşamı yönlendiriyorlardı.

-Köleci topluma karşıydılar.Bu yüzden Hıristiyanlar tarafından,( konsil kararlarıyla) esirleri,yoldan çıkarmakla, köleleri Hıristiyan efendilerinin emirlerin uymamaya teşvik etmekle suçlandılar.

-Kadın-erkek eşitliğine inanıyorlardı.Sosyal yaşamın içinde,kadına duyulan saygı ve kadının tasarrufuna duyulan güven en üst seviyedeydi..Bu yüzdendir ki, Çankırı konsilinde ‘’ babalarının değil de eşlerinin yolundan giden erkekler ‘’ kınandılar ve lanetlediler.

-Kiliseye,kilise hiyerarşisine ve kurumlarına karşıydılar.Hıristiyanlığın dayattığı köleci ve erkek egemen toplum anlayışı başta olmak üzere,Hıristiyan inancını öğretisini ve doğmasını şiddetle reddediyorlardı.

-İnançlarından asla taviz vermiyorlardı Seta B.Dadoyan onların bu direncini ve yaşadıkları çağlarda hiçbir toplumda görülmeyen vasılarını şu cümlelerle ile ifade ediyor.’’.. dövüldüler,yakıldılar,siyah ise bulandılar,toplum önünde aşağılandılar,mahkum edildiler,sürüldüler’’yine de inançlarından dönmediler.‘’Derviş zümreleri olmalarının yanı sıra devrimciydiler ve her türlü otoriteyi reddeden bir akıma mensuptular..Sevgiye dayalı , eşitlikçi bir kardeşlik örgütü disiplini içinde ,karışık ve dağınık topluluklar halinde yaşıyorlardı’’

Hırıstiyanlık, Anadolu coğrafyasındakı ilk muhalifi ve bir türlü aşamadığı engeli Işık inanışını doğa güçlerine (güneşe) tapan ilkel bir kabile dini ve ‘’sapkın’’ insanlar topluluğu gibi algılama ve gösterme gayreti içinde olmuş olsa da gerçek o ki; İnsana işkenceyi kendi zemininde meşrulaştırıp ilke haline getirecek kadar ‘sapkın ‘’olan aslında Hıristiyan kilisesi idi. Cinsiyet ayrımı yapmayı doğal sayan da onlardı, insanları gelir ve cinsiyet temelinde sınıflara ayırdıktan sonra, köle olarak kullananlar da.

Işık insanları; İnsanı, tanrıyı onda görecek kadar yüceleştirmişler,Tanrıyı insanın içinde bulacak kadar kendilerine yakınlaştırıp sadeleştirmişler,,öbür dünya yalanı ve korkusuyla insanı tahakküm altına almak yerine sevgiyi yaşamın merkezine koymuşlar ve olgun insan olmayı üstün amaç haline getirmişlerdi. Paylaşımcı ve eşitlikçiydiler. Cinsiyet ayırımı bilmedikleri bir kavramdı.Kendi özgürlüklerine düşkün oldukları kadar başkalarının esaretine de karşıydılar.Köleci toplum zihniyeti ile devamlı savaş halinde oldular.Yaşadıkları çağların çok ötesinde evrensel değerlere sahiptiler .Her hangi bir dinin kalıplarına sığmayacak kadar akılcı ve - bugünün değerleriyle ölçüldüğünde bile ileri derecede uygardılar.
Erdogan Çınar Aleviligin kökleri

http://www.alevivizyon.com/alevi_tarihi/14-ilk_direni%FE_tahlili.html

  • Yorum yazmak için giriş yapın veya kayıt olun

Foruma Giriş

Gezinti

  • Yeni gönderiler

Kullanıcı girişi

  • Yeni hesap oluştur
  • Yeni şifre iste

Köşe Yazıları

Alevi yoldaş
02/02/2010 - 00:12
Bir Murat tuttum, ama yıldızım kayıp gitti
Alevi Yoldaş
12/09/2009 - 18:49
19 Aralık katliamı, tecrit ve Öcalan
h-alibaba
12/04/2009 - 20:50
Sanni ve Çinimaçin
Dedocan
11/05/2009 - 23:29
ALEVİYİZ
Bekir Özgür
10/23/2009 - 23:05
YOL TV YOLUNU MU ŞAŞIRDI.?
Seyfi Cengiz
10/20/2009 - 17:53
Ateşte sınanmış bir sınıfın hal-i pür mela
Ali Yıldırım
10/12/2009 - 21:57
Asimilasyon
Ayşe Hür
10/07/2009 - 15:02
Hoşgörülmek mi, eşit görülmek mi

İçerik yayını

İçerik yayınları