1853 yilinda Istanbul'da dogdu. Asil adi Ahmet Edip'tir. Harabi sonradan siirlerinde kullandigi mahlastir. Bazi siirlerinde adi Edip olarak geçer.
Bahriye Birlik katibi olan Harabi ömrünü Istanbul ve Rumeli'de geçirmistir. 17 yasinda Bektasilige giren Harabi dünyadan göçüs yili olan 1917'ye kadar bu yolun sadik bir bendesi ve yilmaz bir savasçisi olmustur.
Virani yaşamı ve deyişleri
Virani, 16. yy.'ın sonu ile 17. yy .başlarında yaşayan güçlü bir ozandır.
Bektaşiliğin ikinci piri Balım Sultan'dan el almıştır. Bir süre Necef-i Eşref de Hz. Ali Türbesi'nde türbedarlık, babalık yapmıştır, (1587-1618) yıllarında İran'da saltanat süren Şah Abbas'la görüşmüştür. Anadolu'nun bir çok yerlerini ve daha sonra da, Bulgaristan'da Deliorman ve Debruca'yı dolaşmıştır. Neceften dönüşünde, Deliorman yöresinde bulunan Demir Baba tekkesini ziyaret etmiş ve ondan bilgilenmiştir. Demir Baba, soy zinciri itibariyle Peygamber'e ulaşır.
1909 yılında Elazığ'ın Keban ilçesine bağlı Nimri (şimdiki adıyla Pınarlar) köyünde doğdu. Mahlasını köyünün eski adından almıştır. 12 yasındayken baba ve annesini yitirdi. Kardeşleriyle birlikte yetim ve öksüz kaldı.
1925 yılında İstanbul'da yasamakta olan uzak bir akrabası Nimri Dede'nin yetimliğine acır ve kendisini İstanbul'a aldırır. Nimri Dede'yi İstanbul'daki Numune-i İrfan adli bir okulda üç yıl okutur. Ne var ki okula geç yasta başlayan Nimri Dede, yasinin büyüdüğü gerekçesiyle üç yil sonra öğrenimden uzaklaştırılır.
Kahramanmaraş Elbistan ilçesinin Kantarma Köyü, Sinemil Ocağı’nın dedelerinin mekanı olarak bilinir. 6 Kasım 1999’da Kantarma Köyü’nü ziyaret ettiğimde bu Alevi Ocağı’nda eski dedelerin artık hiç kalmadığını bizzat gördüm. Kantarma’nın ünlü dedelerinden Hakka yürümüş olan Tacim Dede’nin oğlu Ali Ekber Dede’nin evinde Kantarma’nın eski günlerindeki canlılığı ve sosyal yaşamı dinledik. Erzincan Kemah’ın Nekkâr oğlu ve Vaver, (Ali Kemali 1932: 193) Ayrıca Kemah’ın Dere köyü ve Malatya Akçadağ’da Sinemil Ocağı’ndan dedeler bulunurlar.
Tunceli'de Hozat-Ovacık yolu üzerinde 2000 metre yükseklikte bir tepede oldukça bakımlı bir türbe içinde Sarı İsmail ve Sarı Sultan da denilen Sarı Saltık yatmaktadır.
Şeyh Hasan Ocağı denildiği zaman onunla ilintili dört ocağı daha açıklamak gerekir. Bunlar Sultan Onar Ocağı, Şeyh Ahmet Dede Ocağı, Şeyh Bahşiş Ocağı ve Seyyidan Ocağıdır.
Bir lokmanın paylaşıldığı yer Alevi dergahları, dünyaya ve öte dünyaya ilişkin felsefi ve sosyal tartışmaların yapıldığı, dergaha gelen canların, muhiplerin eğitildiği, yetiştirildiği birer okuldur.
Dergahlar, ' insan-I kamil ' denen canların yetişmesinde birer yuvadır. Bunlardan alınan ışığın , benzer yollarla diğer canlara yansımasında adeta birer aynadırlar.
Tunceli ili Hozat ilçesine iki saat uzaklıkta Seyit Cemaller (Derviş Cemal) Köyü’ne adını veren ziyaretgahtır. Erzincan’ın Tercan ilçesinin otuz kilometre güneybatısındaki Bulmuş Köyü’nde ve yine Erzincan Tercan’a bağlı Zurun Köyü’nde de Derviş Cemal Ocağı Dedeleri ve ziyaretler bulunurdu. İnanışa göre Derviş Cemal’in oturduğu köy kuru bir meşelik iken yemyeşil bir yere dönüşmüştür. Bir başka rivayete göre de Derviş Cemal Hacı Bektaş Dergahı’nda hizmet görmüş erenlerdendi. Hatta bu konuyu Derviş Cemalli dedeler sürekli anlatırlar.
Tunceli ili Mazgirt ilçesinin doğusunda Darıkent (Muhundi) Bucağı’nda ünlü Alevi evliyalarından Baba Mansur’un yürüttüğüne inanılan bir duvar bulunur. Muhundi bulunan bu ziyaretin anısı nedeniyle Dersim ve çevresinin en ünlü ziyaretgahlarındandır.